Karadeniz'in incisi, Atatürk'ün ilk adımını attığı toprak, Samsun... Bu hikayemin kahramanı, Samsun'un yağmurlu bir gününde alacakaranlıkta yürüdüğüm serüven. Keskin hava, etrafı saran soğuk ve damlaların yüzüme çarpması, bu deneyimi anlatmak için dikkate değer detaylar.
Yağmurlu bir Samsun sabahı, pencereden göz kırpmadan dökülen damlaların hikayesine başlamadan önce kahvemi hazırlıyorum. Penceremde yağmur damlalarının bıraktığı izleri gözlüyorum ve kendimi dış dünyaya karşı gizlemek için kullanılıyor. Duygusal ve coğrafi manzaranın birleşmesi bir ressamın tuvaline dökülen boya gibi.
Yürüyüşümü Atatürk caddesinde sürdürdüm; yolumu süsleyen yağmur damlaları eşliğinde. Özellikle yağmurlu günlerde her yerde hissedilen taze ve yaşam dolu bir enerji bulunuyor. Yolda yürürken, çevremi sarıp sarmalayan yağmur damlalarının caddelerde, binalarda, çiçeklerin üzerinde ve hatta kaldırımlarda oluşturduğu müthiş dokuyu gözlemledim. Yağmurlu bir günün yarattığı bu atmosfer, insana tuhaf bir huzur ve sessizlik hissi veriyor. Etrafta o kadar çok hareket olmasına rağmen, yağmur her şeyi yavaşlatıyor gibi.
Samsun, zengin tarihine rağmen hala keşfedilmeyi bekleyen bir şehir. Atatürk'ün milli mücadeleyi başlattığı yer olarak bilinmesinin yanı sıra, çeşitli mimari stilleri barındıran binalar, rengarenk çiçeklerle bezenmiş parklar ve mis gibi tüten fırınları ile yağmurlu bir günde bile keşfedilmeyi bekleyen bir şehir.
Yağmurlu bir Samsun günü, adeta bir portre çalışmasıydı benim için; gökyüzünde asılı kalan gri bulutlar, pencerelerden sızan ışıklar, sokaklarda oynayan çocukların cıvıltıları ve tabii ki Karadeniz'in o tipik serin ve temiz havası... Özetle, Samsun'da yağmurlu bir gün, tüm yalnızlık hissine rağmen, kendine has bir güzellik ve sükûnet içindeydi. Ve en önemlisi, bu yağmurlu günde Samsun, bana hayatın farklı renklerini gösterdi.
Samsun'da yağmurlu bir günde, yağmurun ritmi ile kalbim bir oldu. Bu dans eden damlacıklarla, tarih ve doğayı iç içe yaşadım. Tüm serüvenlerime rağmen, yağmurlu bir Samsun sabahının huzuru bana eşlik etti.