Çarşamba, ismi ile hem zıtlıkları hem de uyumu bir arada barındıran sıcacık bir ilçe. Size en başta sıradan gibi gelebilir belki, ama aslında yaşamak için değil yaşamamış olanlara anlatmak için bile yetersiz kalır herhalde zaman… Her yerde olduğu gibi Çarşamba'da da her sabahın ilk ışıklarıyla başlar yaşam. Ayazın en can alıcı anlarında bile, sabah ezanı sessizliği deler ve ilçenin dinginliği bir süreliğine hareketlenir.
Çalışanlar işlerine, çocuklar okullarına doğru harekete geçer. Gece uyuyan sokaklar, işlerine yetişmeye çalışan adımlarla uyanır. Sabah kahvaltısı telaşı da öyle değil midir? Herkes, sımsıcak bir simidi ya da kokusu buruna çarpar çarpmaz adım hızlandıran taze poğaçayı, çayın yanında bulabilmek için yürür. Ve gün, Çarşamba'da böyle başlar.
Çarşamba'da öğle saatlerine gelindiğinde sakinlik tekrar hakim olur sokaklara. Öyle ki, ara sokaklarda tek başına ağlayan bir bebek bile duyabilirsiniz. Akşamüzeri, birçok eve dönen insanlarla birlikte canlanır sokaklar yeniden. Kavuşmanın sevinci, yüzlerdeki gülümsemeyi arttırır. Zaman, sanki burada daha bir yavaştır. Birazdan da, belki dost sohbetleriyle, belki aile kahkahalarıyla son bulur Çarşamba'nın sıradan bir günü.
Ama işte asıl mesele tam da burada yatıyor... Bu sıradanlık içerisinde bile öyle anılar birikiyor ki, belki de hiç farkında olmadan, gündelik hayatın rutin akışı özlemle anılıyor. Çarşamba'nın sabahlarının taze ekmeği gibi, sokaklarının simidi gibi, simitçinin simidi gibi... Çünkü aslında her şey, gün içerisinde birbirine eklenen bu ‘sıradan’ anların birleşmesiyle oluşan mozaiğe dönüşüyor.
Sıradan bir Çarşamba günü bittiğinde, belki de hatırlanmayacak anılar toplanmış olur. Ama sıradanı özel kılan da bu değil midir zaten? Bugünün yarınında, yani yarının bugününde, düne ait hatıralar yeni bir güne merhaba demenin, yaşamın içindeki sıradan günlerin rutinin sıcaklığıdır. Öyleyse belki de Çarşamba’daki tüm o sıradan günler, bu rutinin sıcaklığından ibarettir. Her gün yeni bir günle birlikte yeniden doğan ve son bulan rutinin bir parçası olmak… Kim bilir, belki de burası, yalnızca Çarşamba ilçesi değil, yaşamın kendisidir.