Yoğun bir haftanın yorgunluğunu sırtında taşıyan her birey, haftanın sonuna geldiğinde derin bir nefes alır. Bu, bitkinlikle karışık bir rahatlama hissi, bedenin ve zihnin yorgunlukla savrulmasının bir sonucudur. Peki, bu yorgunluktan kurtulmak için kendimize ne kadar vakit ayırıyoruz?
Genellikle, içinde bulunduğumuz hızlı yaşam temposunda kişisel bakımımızı ve kendimize ayırdığımız zamanı ihmal ederiz. İş, aile, sosyal çevre arasında sıkışıp kaldığımızda, ilk önce kendimize ayırdığımız zaman elden gidiyor. Oysa ki kendimize ayırdığımız vakit, tüm bu karmaşanın içinde bize nefes alacak bir alan yaratır. samsun bayanım.
Haftanın yoğun temposundan sonra kendine vakit ayırmak, kişinin hem bedensel hem de zihinsel olarak dinlenmesini sağlar. Kendimize ayırdığımız bu zamanda, sevdiğimiz bir kitabı okuyabilir, egzersiz yapabilir, ya da rahatlatıcı bir müzikle baş başa kalabiliriz. Ayrıca, meditasyon ve yoga gibi zihni dinlendiren aktiviteler de oldukça etkilidir.
Bu noktada çalışan kadın ve erkekler için akşam ritüelleri devreye girer. Her bireyin kendine özgü bir ritüeli vardır. Kimi bir bardak bitki çayı eşliğinde kitap okumayı tercih eder, kimi ise evde geçirdiği zamanda sevdiği bir hobisi ile meşgul olur. Bu ritüeller, kişiye ait özel alanlar olarak kabul edilebilir. Bu özel alanları yaratarak, yorgunlukla dolu bir hafta sonrası kendimize nefes alma şansı tanırız. Akşam ritüelleri, bir diğer deyişle stres atma yöntemlerimiz, bizim rahatlama ve dinlenme sürecimizin en önemli aşamasıdır.
Kendimize bu alanları yaratmak ve sıhhatli bir dinlenme sağlamak, aslında günlük yaşamın karmaşasına daha başarılı bir şekilde adapte olabilmemizi de sağlar. Kendine vakit ayırmak, sadece kısa bir dinlenme süreci olmanın ötesinde, kişinin kendini yeniden keşfetmesi ve hayata karşı daha dirayetli durabilmesi anlamına gelir. Ancak bu süreci başarıyla geçirebilmek için, yorgunlukla boğuşan bedenimizin ve zihnimizin dinlenmeye ihtiyacı olduğunu kabul etmeli, ve kendimize bu vakti ayırmak için gerekli çabayı göstermeliyiz. Sonuçta, bir haftanın sonunda kendimize ayırdığımız bu küçük kaçamaklar, yorgunlukla boğuşan bedenimizin ve zihnimizin tatmin olmasını sağlayacaktır. Yeter ki kendimize bu vakti ayırmayı unutmayalım.