Yağmurlu bir sabaha uyandım Samsun'da. Gündüzün ilk ışıkları gri bulutlarla kaplanmış, Karadeniz'in sert ama zarif ritmi uyanan şehre karışmıştı. İçinde bulunduğum mevsim, ilkbahar olmasına rağmen Karadeniz iklimi kendini güçlü bir şekilde hissettiriyordu. Soğuk ama aynı zamanda yaşam dolu olan bu havada şehrin kalbinin atışını hissediyordum.
Yağmur, Samsun'un üzerinde bir örtü gibi duruyordu. Şehrin geneli bu ilahi dokunuşu sessiz ve sabırlı bir şekilde karşıladı. Gökyüzünden inen her bir damla, yerini bulmak için Samsun'un çatısında sonsuz bir yolculuk yapmış gibiydi.
Penceremin kenarında duruyor ve yağmur damlalarının gümüş gibi parlayarak yüzeyine çarptığını gözlüyordum. Onları izlerken, çok derin bir sessizlik içerisinde olduğumu fark ettim. Şehir hayatının gürültüsünden uzaklaşmış, yağmurun melodisine kendimi kaptırmıştım. Gök gürültüsünün uğultusunda, gelen yağmur damlalarının her biri, on binlerce minyatür harekete geçiyor ve bir bütün olarak Samsun'u daha güçlü ve canlı kılıyordu.
Yürüyüş yapmaya karar verdim. Samsun'un yağmur altında nasıl değiştiğine şahit olmak istedim. Soğuk hava bana doğanın canlılığını hatırlattı ve bu canlılığı hissetmek beni harekete geçirdi.
Samsun sokaklarında yürürken, yağmurlu bir günde yaşanan huzuru deneyimliyordum. Karadeniz'in sert rüzgarları yüzüme vururken, hissettiğim serinlik bana huzur veriyordu. Havanın taze, temiz ve canlı oluşu, benim de ruhumu tazeledi. Bu yağmur ve rüzgar, Samsun'un enerjisiydi. Bana burada ait olduğumu ve bir parçası olduğumu hissettirdi.
Değişken hava koşulları, Samsun ve onun ruhunu yansıtan bir anlam yumağıdır. Yağmurlar ve serin rüzgarlar, bu şehrin karakterini oluşturan unsurlardır. Bana göre yağmurlu bir günde Samsun, hikayelerini ve ruhunu paylaşmaya, deneyimlemeye hazırdır.
Yağmurlu bir günde Samsun'u anlamak, onun kalbini dinlemek ve hissetmek demektir. Bir yerin hikayesi, sadece gördüklerimiz ve duyduklarımızla sınırlı değildir. Onun özünü anlamak için hissetmek, deneyimlemek ve anılarına dokunmak gerekir. Karadeniz'in sert iklimine rağmen, yağmurlu bir günde Samsun'da bulduğum huzur ve sessizlik, anılarımın derinliklerinde yaşamaya devam edecektir.
Tüm bu düşünceler içerisinde Samsun'u yağmur altında deneyimlerken, doğa ve şehir arasındaki muhteşem simbiyozu gördüm. Yağmurun dokunuşu, Samsun'un can damarını oluşturan Karadeniz'i daha da kuvvetli ve anlamlı kılıyor. Samsun ve Karadeniz arasındaki bu güçlü bağı gördükten sonra, bir daha yağmurun altında yürüyüş yapmayı dört gözle bekliyorum.